Gezi

Mersin Gezilecek Yerler | Mersin’de Gezilecek 20 Yer!

 Akdeniz bölgesinin en büyük şehirlerinden birisi olan Mersin, doğal güzellikler bakımından ülkemizin en zengin şehridir. Genelde mütevazi ve ekonomik tatil yapmak isteyen kişilerin geldiği bu şehir, birçok saklı güzelliğini ziyaretçilerin sunuyor. M.Ö 3,000’li yıllara kadar giden yerleşim geçmişi, buranın aslında ne kadar önemli bir bölge olduğunu gösteriyor. Bu yazımız içerisinde sizlere Mersin Gezilecek Yerler listesi oluşturmaya çalıştık. Mersin bölgesine geldiğinizde bu listeden gönül rahatlığı ile faydalanabilirsiniz. Daha bu liste dışında onlarca, yüzlerce gezilecek yer olduğunu şehre girince anlayacaksınız. 

Mersin Deniz Müzesi 

 Mersin Gezilecek Yerler listemizin ilk sırasında Mersin Deniz Müzesi yer almaktadır. Yenişehir’de yer alan müzenin inşaatına 2009 yılında başlanmıştır. 2010 yılında yapımı biten Deniz Müzesi aynı yıl geçici ziyaretçi kabulüne başlamıştır. 2011 Temmuz ayında resmen ziyarete açılan müzede Türk denizcilik tarihinin önde gelen birçok eseri, denizcilerle ilgili belge ve fotoğraflar sunulmaktadır. 

Atatürk Evi Müzesi

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve eşi Latife Hanım, 1925 yılında Mersin’e geldiklerinde 11 gün boyunca bu evde kalmıştır. Konak, 1897 yılında dönemin Alman Konsolosu Bay Christman tarafından ailesi ile beraber oturmak üzere inşa edilmiştir. 1972 yılında bir, 1976 yılında da bir kere el değiştiren yapı, 1992 yılında ziyarete açılmadan önce büyük bir restorasyon çalışmasından geçen müze, içerisinde çok özel hatıralar barındırıyor. İçerisinde “Fotoğrafları ve Belgeleri İle Atatürk Müzesi” adında bir fotoğraf sergisinin yer aldığı müzede aynı zamanda Anıtkabir’den getirtilen bazı öze eserler de bulunuyor. 

Soli Pompeiopolis Antik Kenti

Mersin, tarihin en eski dönemlerinden beridir yerleşim yeri olarak kullanılmaktaydı. M.Ö 7. yüzyılda bölgeye gelen Rodoslu Koloni Denizciler, burada Soli Pompeiopolis Antik Kentini kurmaya başlamışlardır. Mersin kent merkezinin 14 kilometre dışında yer alan bu antik kent, Kilikya Döneminin en aktif limanlarından birisi idi. Mısır ve Kıbrıs ile yoğun ticaretler yürüten bu kent M.S 520’li yıllarda oldukça zengin hale gelmiştir. Birçok medeniyetin sahip olmak istediği bu antik kent o dönemlerde meydana gelen bir deprem sonucunda yerle bir olmuştur. Ancak yapılan arkeolojik kazılarda antik kentin birçok önemli yapısının sağlam bir şekilde gün yüzeyine çıkarıldığını görebilirsiniz. 

Latin İtalyan Katolik Kilisesi

Sultan Abdülmecid Han, 1853 yılında verdiği fermanla bu bölgeye bir kilise yapılmasına karar verilmiştir. 1898 yılında inşa ettirilmeye başlanan kilisede bölgede yaşayan Katoliklerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yapılmıştır. Fransız konsolosluğuna oldukça yakın olan kilisenin sadece bahçesini görmek için dahi gelebilirsiniz. Oldukça güzel, hoş kokulu bir bahçesinin bulunduğunu söyleyebiliriz. Kiliseye girişler özel izin ya da randevu şeklindedir. 

Gülek Kalesi

Mersin Gezilecek Yerler listenize çok özel bir parça eklemek istiyoruz. Sosyal medyada birçok kişinin fotoğraf çekip paylaştığı bu kale, denizden 650 metre kadar yüksekliktedir. Akıllı telefonlarda yer alan kamera hileleri sayesinde sanki uçurumun eşiğinde duruyormuş gibi görünmenizi sağlayan bu kale, son zamanlarda çok fazla kişi tarafından ziyaret edilmektedir. 

Gülek Kalesinin geçmişi M.Ö 2,000 yılına kadar dayanmaktadır. Akdeniz ile İç Anadolu’yu birbirine bağlayan Gülek Boğazı, Torosların damı olarak da adlandırılmaktadır. Son yıllarda yüzlerce kişi bu kaleye gelerek uçurumun önünde durup aşağıdaki yolu izliyor gibi fotoğraflar çekip sosyal medya ağlarında paylaşmaktadır. 

Kisecik Kanyonu 

Mersin’in Çamlıyayla bölgesinde yer alan bu kanyon çok fazla kişi tarafından bilinmiyor. Mersin’deki Saklı Cennet olarak gösterilen kanyonun tamamen doğa harikası bir yer olduğunu söyleyebiliriz. Kanyon oldukça etkileyici bir görünme sahip olsa da buraya gelmenin de biraz zahmetli olduğunu söyleyebiliriz. Dik yamaçlar arasından zorlu patikalar geçerek indiğiniz bu kanyonda sal gezisi yapmak, yüzmenin oldukça keyifli olduğunu söyleyebiliriz. 

St. Paul Kilisesi

Tüm dünyaca St. Paul, Hristiyanlığın yayılmasında oldukça büyük bir paya sahiptir. Tarsus doğumlu olan St. Paul, dinine olan bağını asla kaybetmediği gibi ilkelerinden de asla vazgeçmemiştir. Vatikan, 1990’lı yıllarda düzenlediği tüm sempozyum ve ayinlerde St. Paul’un adını kullanmıştır. O dönemlerde başlayan popülerliğin günümüzde giderek arttığını görüyoruz. Mersin’e gelen yabancı uyruklu kişilerin ilk olarak uğradığı yerlerden birisi olan St. Paul Kilisesi, bir zamanlar cami olarak da hizmet vermiştir. 

Adam Kayalar

Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Adam Kayalar’ın Şeytan Deresi Vadisi içerisinde yer aldığını görüyoruz. M.Ö 1. yüzyıl ile M.S 2. yüzyılda yapılan bu kayalar ülkemizin en özgün yapıtlarından birisidir.  Kayalıklar üzerine resmedilen insan figürleri sadece Türkiye’nin değil Dünya’nın de en değerli yapıtlarından birisidir. 

Adam Kayalar, 9 niş bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler içerisinde 11 erkek, 2 çocuk, 4 kadın ve 1 dağ keçisi ile beraber 1 Roma Kartalının kabartması bulunmaktadır. Kabartmalar, o dönemlerde bölge halkının büyük saygı duyduğu bir ailenin tüm fertlerine ait olduğu düşünülüyor. 

Alahan Manastırı 

Mersin’in Mut ilçesinde yer alan Alahan Manastırı, Hristiyanların Hac yolu üzerinde yer almaktadır. Göksu Vadisi üzerinde, dik bir yamaç üzerinde yer alan bu kilisenin tahminlere göre M.S 440 yılında inşa edildiğini görüyoruz. 2 kiliseden oluşan manastırın ilk bölümü geçmişte maalesef yıkılmıştır. Tek kilise ile beraber kayalıklara oyulmuş keşiş odaları ziyarete açık yerler arasındadır. Vaftizhanesi vs birçok bölümü hala ayakta olan manastır haftanın 7 günü ziyaret edilebiliyor. 

Alahan Manastırı aynı zamanda Mersin Ayasofya’sı olarak da adlandırılmaktadır.  Ayasofya Müzesine oldukça fazla benzeyen bu manastır Hristiyanlığın geçiş yolu üzerinde yer almasından dolayı popüler olduğunu görüyoruz. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi içerisinde yer alan bu manastıra 17. Yüzyılda Evliya Çelebi’de gelmiştir. 

Anamur Çayı 

Anamur Çayı, İlkbahar’ın gelmesi ile beraber kano ve rafting yapına elverişli en iyi yerler arasındadır. Mersin’in Anamur ilçesine 35 kilometre kadar uzaklıkta olan bu çayın suyu KKTC Su Temin Projesi kapsamında yer altından Kıbrıs’a götürülmektedir. Etrafında birçok doğa güzelliklerin yer aldığı bu bölgeye gelirken yanınıza fotoğraf makinesi almamayı ihmal etmeyiniz. 

Mamure Kalesi

Mersin’in Anamur ilçesinin 6 kilometre kadar dışında yer alan Mamure Kalesi, kentte ziyaret edebileceğiniz en güzel yerlerden birisidir. Kale, III. Yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilmiştir. Kilikya yolu üzerindeki ticaret yolunu korumak isteyen Roma, bu kale ile bölgede büyük bir hakimiyet kazanmıştır. Karamanoğlu Bedreddin Mahmut Bey, 14. Yüzyılda kaleyi ele geçirdikten sonra bugün ki haline getirmiştir. Kalenin tüm bölümleri günümüze kadar ulaşmıştır.  

Kanlıdivane 

Mersin’in tarihi alanlarından birisi de Kanlıdivane alanıdır. Geçmişte antik kent olma özelliği taşıyan bu bölge Olba Krallığına ait bir şehirdir. Tatilcilerin de sıklıkla uğradığı bu bölgede birçok otel ve pansiyon yer aldığını görebilirsiniz. Burada yer alan otellerde konaklarken aynı zamanda Kanlıdivane antik kentini ayrıntılı bir şekilde gezebilirsiniz. 

Kayacı Vadisi

Mersin’in Erdemli ilçesinde yer alan Kayacı Vadisi, bölgedeki en eşsiz manzaralara sahip özel bir yerdir. Misafirleri üzerindeki stresi bütünü ile alan Kayacı Vadisinde bambaşka bir dünyanın kapısı sizlere açılmaktadır. Vadiye giriş biraz zordur ancak karşılaşacağınız manzaranın buna değer olduğunu söyleyebiliriz. 

Tarsus Şelalesi 

Tarsus, Akdeniz bölgesinde olsa da kış aylarını bazı bölgelerinde oldukça sert yaşamaktadır. Kış aylarında yağan karların erimesi ile beraber asıl görünümüne sahip olan Tarsus Şelalesi, tüm su kaynağını Berdan çayından almaktadır. Bu şelalenin aslında yapay, sonradan yapıldığını biliyor musunuz? Dönemin Bizans İmparatoru Jüstinyen, Mersin’in su taşkınlarından etkilenmemesi için akarsu yatağını değiştirerek bu şelalenin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tarsus Şelalesini ziyaret ettiğinizde etrafında birçok dinlenme tesisi yer aldığını göreceksiniz. Sessizlik ve doğa sesleri ile dolu olan şelalede oldukça güzel zamanlar geçirebilirsiniz. 

Belenkeşlik Kalesi (Kız Kalesi)

Mersin’e tatile gelen kişilerin ilk uğradığı yerlerden birisi de Kız Kalesidir. Kent merkezine 20 kilometre kadar uzak olan Kız Kalesi etrafında denize girebilir, kalenin doğal güzellilerinin tadına bakabilirsiniz. Sadece sahilden oturup dahi kaleyi izlemenin ayrı bir keyfi, hazzı bulunmaktadır.  

Astım Mağarası

15 metre derinliğe sahip olan Astım Mağarası, Mersin’de ziyaret edebileceğiniz en iyi noktalardan birisidir. Yukarıdan başlayıp aşağılara doğru inmeye başladığınızda sarkıtların ortaya çıktığını ve çok güzel görüntülerin ortaya çıktığını göreceksiniz. Yılın her dönemi dolu dolu alan mağara genelde astım hastaları tarafından ziyaret edilmektedir. Astım hastalığına iyi geldiği belirtilen mağarada sıcaklık sabit olup 15 derecedir. İç bölümünde yüksek nem bulunan mağara aynı zamanda tansiyon ve kalp hastalarının da iyileşmelerine yardımcı oluyor. 

Tarsus Ulu Cami

Tarsus Ulu Cami bütünü ile kesme taştan inşa edilmiş bölgedeki tek cami olma özelliğine sahiptir. Ramazanoğlu Beyliğinden Pri Paşa’nın oğullarından İbrahim Bey tarafından yaptırılan bu caminin yapım tarihi 1579 olarak kaydedilmiştir. Tek şerefeli olan camimin mimarisi Osmanlı ve Selçuklu mimarisi karışımı olduğunu görüyoruz. İç mimarisinde mermerlerin yer aldığı caminin hala ibadete açık olduğunu görüyoruz. Mimari özelliklerini görmek için günün herhangi bir saatinde ulu camiye gelebilirsiniz. 

Kleopatra Kapısı 

Tarsus’un girişinde yer alan Kleopatra Kapısı, Mersin’de görmenizi istediğimiz yapılar arasındadır.  Anrik dönemde de yerleşim yeri olarak kullanılan Mersin’de Antik Dönemden kalma birçok eser yer almaktadır. Kleopatra kapısının birçok bölümü İbrahim Paşa tarafından 1835 yılında maalesef yıkılmıştır. Yapısında Horosan Harcı kullanılmasından dolayı bugüne kadar ayakta kalmayı başaran Kleopatra Kapısı, görüğü bakım ve onarım çalışmalarından dolayı orijinalliğinden uzaklaşmaya başlamıştır. 

Aynalıgöl Mağarası

Halk arasında Gilindire olarak bilinen Aynalı Göl mağarası, Mersin’in Aydıncık ilçesinde yer almaktadır.  Mağara, 1999 yılında bölgede koyunlarını otlatan bir çoban tarafından bulunmuştur. Oldukça dik bir yamaçta, kayalıklar arasında olan mağaraya ulaşımın oldukça kolay olduğunu görüyoruz. 555 metre kadar iç derinliği bulunan mağaranın içerisinde bir yeraltı gölü bulunmaktadır. Eğer yanınızda ekipmanlar varsa düple dalış dahi yapabilirsiniz. 

Cennet ve Cehennem Mağaraları

Mersin Gezilecek Yerler Listemizin son sorasında Cennet ve Cehennem Mağaraları yer almaktadır. Mersin’in Silifke ilçesinde yer alan bu mağaralar dağlardaki karstik yapının doğal olaylar sonrası çökmesi ile oluşmuştur. Cennet mağarasının 70 metre derinliğe sahipken Cehennem mağarasının 128 metre derinliğe sahip olduğunu görüyoruz. Oldukça ilginç oluşumlar olmalarından dolayı üzerine pek çok efsaneler yazılmış olan bu yapılar, gerekli ekipmanlarınız varsa inebilirsiniz. Bu arada mağara derinliklerinin aşağıya doğru olduğundan bahsetmiştik değil mi? 🙂  

P